Dost
May 15
Not: Lütfen “Aşk Olsun!” bölümündeki yazıları sıra ile okuyun.
Tülay ve Nesrin yanımdan ayrıldıktan sonra Emine’ye ulaşmam için büroda telefonlara bakmak ile görevlendirilmiş Buket’ten telefon numarası aldım. Aslında şöyle bir düşündüğümde Buket’in bana karşı bir ilgisi olduğunu sanıyorum. Söylemeliyim ki benim en büyük problemlerimden biri de bu zaten, her şey de mutlaka bir kesinlik arıyorum. Bu yüzden pek çok fırsatı kaçırıyorum.
Tabi Buket konusunda geçerli değil bu söylediklerim. Bu Buket’in güzel olmamasından da kaynaklanmıyor. Aksine Buket; altın sarısı saçları doğal olan, balık etli diyebileceğimiz bir kiloya sahip, pürüzsüz bir cildi olan, son derece de güler yüzlü bir kız. Tabi biraz saf bir beyne sahip olduğu gerçeğini de belirtmeden geçemeyeceğim. Belki bu yüzden, belki de farklı bir beğeni anlayışım olduğundan aşırı güzelliğe karşı bir çekim hissetmiyorum. Bunun benim çirkin sayılabilecek fizikî yapımın bilinçaltımda oluşturduğu bir mekanizma olması ihtimali de var tabii ki. Bunları düşününce Buket’in benden etkilenmiş olması ihtimali de ilginç aslında.
Telefonu aradım. Oldukça uzun çaldı ama açıldı. Şirket numarasından değil, kişisel numarasından ulaşmak istemiştim. Sebebini bilmiyorum, yakınlık kurmayı ummuş olabilirim. Emine’nin benim kadar dikkat ettiğini sanmıyorum. Yabancı bir numara gördüğü için açıp açmamayı düşünmüş olmalı. Açılınca kısaca durumu izah ettim ve kendimi tanıttım. Oldukça müşfik bir ses tonuyla konuşuyordu. Konuşurken gülümsediğini hissedebiliyordum. Hatta konuşmamız arasında çok kaba konuştuğumu hissederek kendimi düzeltmeye çalıştım. Ben tam olarak gülümseyemeden, yarın görüşmek üzere telefonu kapattık. Devamını oku »



Son Yorumlar